ayaamı ye!

çok okunan az yorum alan bılogırım!

25.8.06

karşınızda tüm yönleriyle ayaamı ye!

bir manifesto ve hedefler yazısına ihtiyacım olduğunu fark ettim aslında. insanlara ayaamı ye!'nin o derin anlamını sunmak istedim, yani onlar zorlayıp bulmaya çalışmadan kolayca ulaşşınlar istedim nirvana'ya. çünkü ben bazen diğer bloglarda yazılanları anlamıyorum, düşünüyorum, düşünüyorum ve cidden zor oluyor. ama anlamadıklarımın gereksiz olduğunu da hiç düşünmemiştim. neyse yüce insanlar, konuyu başka mecralara kaydırmadan söylemek istediklerime geçeyim. şimdi ben 6. tip bir bılogırım. siz de kaçıncı tip olduğunuzu tam buradan öğrenebilirsiniz. zoque'da bahsedilen önüne gelen'im. resul balay tayvan'dan rumuzlu yorumcumdan öğrendiğime göre de her yere "iyiymiş, uheuhe!" yazarak günde 500 hit artı 50 comment almak istiyorum. evet doğru, her yere yazıyorum, çok mutluyum. ama 500 abartı benim için tabii ki, yayın hayatıma başladığım dün 13.40'tan bu yana 250'yi zor buldu inanın. başka başka, ha bir de özgürüm, çılgınım. yeri geldiğinde poz da yaparım. çok blog okuyor, ve dünden bu yana çok "iyiymiş uheuhe!" yazıyorum. ama blogger ve wordpress server'larıyla aramda duygusal bir bağ olmadığından mıdır nedir, hiç bu blog niye var? demedim. ben de şaşırdım. neyse kendine dön ayaamı ye!, çabuk. hah tamam, oldu. serdar ortaç'a bayılıyorum, hande yener de arkasından geliyor. gulSHEn'in adını direk, baştan savma şekilde "gülşen" yazanlara sinir oluyorum. ya o she'nin anlamı var. ingilizce bilmiyor bu insanlarımız gerçekten bilmiyor, yazık... kendimden başka, mmm blog aleminde hedeflerim var tabii ki, hedefsiz olmamak lazım, yani bir yerde okumuştum böyle, bence de doğru.

işte kısa, orta, uzun vadeli ayaamı ye! hedefleri:

* herkesin adımı "ayaamı ye!" olarak yazmasını sağlamak, "ayağımı ye" değil. bir de sonunda ünlem işareti olacak tabii.
* ekşi sözlükte ayaamı ye! başlığı altında tanımlar almak. private da olur.
* sevdiklerim kısmına bol bol blog linki eklemek, bir de aradakiler kısmı mı oluştursam acaba?
* insanların kendi bloglarına müşteri -müşteri ne demek ya, bunu da bir yerde okumuşum galiba- çekmek için postlarına yorum yazdıkları bılogırlardan birisi olabilmek.
* jelatin gibi post başlığı yazabilmek.
* vintage biscuit'ciğime danışıp yazım kurallarına uyup uymama konusunda bir karar almak. özellikle dahi anlamındaki de'leri ayrı yazmak ne bileyim içime sinmiyor pek. şunlar sıkıştırıyor bir yandan da.
* mtlda'nın uzun aradan sonra yazdığı postunu çerçeveletip duvara asmak, ama printer'ım yok.:(
* simiole paris carnet'in türkçe karakter kullanmasını sağlamak.
* bir de ileride "yararlı, okuyana bir şeyler katan olaylar temalı post denemesi" ve "internette buldum, sizle de paylaşayım dedim, allahım ne yararlı bir insanım şu ülkeye temalı post denemesi" yapmak istiyorum ama daha çok var tabii, ben kim, o postlar kim...
* shockhaber'in bir blog olarak kabul edilip edilemeyeceğini öğrenmek istiyorum.

yeter galiba, zaten bugün şöyle gezdim, böyle dolaştım, öyle de yoruldum.

7 yorum var.

Anonymous öz resul balay kadıköy'den diyor ki:

size kanım çok ısındı, size sana diyebilir miyim? diyebilirim, teşekkürler.

şimdi sana bu sabah başıma gelen ilginç bir olayı anlatmak istiyorum. üsküdar/beşiktaş vapuruna binip güvertelerin(sanırsın ki korsanlarla ilgili bir hikaye olacak daha şimdiden güverte falan. allah bilir ismini bile yanlış yazıyorumdur) oradaki banklardan birine oturdum, 2-3 dakika sonra uzun boylu, genç bir kadın gelip hemen yarım metre sağıma oturdu ve ayaklarını öndeki demirlere dayadı. işte ne olduysa o anda oldu; ayaklarının önemli bir kısmını açıkta bırakan dekolte bir ayakkabı giymişti ve kırmızı ojeli parmaklarını, ayaklarını görür görmez çok derinlerden kopup gelen bir kahkaha atma, gülme isteği belirdi ama dizginledim kendimi, ayıp olmasındı kadıncağıza. demek istediğim şu ki psikolojim ve ojeli parmaklı ayaklara karşı olan bakış açım değişti ve bunu da seninki gibi bu ayaamı ye konseptli bloglara borçluyum.

şimdi muhtemel/gizli bir ayak fetişisti olarak merak ettiğim ayak fotoğraflarını görebilecek miyim ileriki zamanlarda? ayaklarını, parmaklarını kullanarak dünyayı, hayatın anlamını 13 punto verdana fontuyla paylaşacak mısın bizlerle? daha önce ferhattttt arkadaşımızın bambaşka platformlarda sorduğu gibi ayaklarınla danone yiyebilir misin? bu arada kadınsın değil mi?(aman ha, yanlışlık olmasın) fotoğraflarını, yazdıklarını herkesle paylaşıp biri beğenmediğini beyan ederse olayı hukuk boyutuna taşıyacak mısın , ona göre önlemimizi alalım.

gene geliciim.

6:34 ÖS  
Blogger Aslicin diyor ki:

Eeee aldın o kadar hiti diyelim ne olacak? Hedeflerini, bloggerlarla dalga geçerek mi yapacaksın? Sen dalga geçsen ne olacak?

Bunları da düşündün mü?

Yukarıdakinin aksine bir daha gelmeyeceğim.

6:39 ÖS  
Anonymous resul balay kemal'in yeri'nden diyor ki:

geldim kanka

şimdi hedeflerine gelince;

jelatin gibi post başlığı yazamazsın, mümkün değil yazamazsın; şaka değil ve ironik bir gönderme yok; "HOLLANDA BİRİNCİ LİGİNDE PUAN DURUMU. AMA ÖNCE TOPLU SONUÇLAR... " şeklinde bir başlık yazabilen birine hakkını teslim etmek gerekir. jelatin olunmaz, jelatin doğulur. jelatin canımızsın diyoruz, saygılarımızı, sevgilerimizi sunuyoruz.

evet mtlda tekrar dönmüş, sevindik sanki.

ve hande yener'in yeri ayrı bence, ben severim hande yener'i, onunla ilgili güzel bir anım var, yakın bir zamanda cümle alemle paylaşacağım.

bu arada benden önceki arkadaş benden "yukarıdaki" diye sözetmiş, ayıp etmiş. ben "yukarıdaki" değilim, ben resul balay'ım. hepimizi resul balay'ız. her insanın içinde biraz resul balay vardır.

burası iyi oldu, böyle her gün gelip içimi dökmek istiyorum, ağlama duvarı gibi. karakoldan gelirlerse ip numaranı vermezsin değil mi? beni ele vermezsin? bak istesem proxy kullanır, iz bırakmazdım ama sana güvenmek istedim nedense, gerçi kimseye laf söyleyeceğimizden değil.

bak seinfeld dizisinin bir bölümünde şöyle bir soru soruyordu uzun boylu olanı, kramerdi galiba ismi; sevdiğim biri cinayet işlese onu ele vermezdim, sen ele verir miydin?

neyse çok konuştum, mesai bitiyor, gene geliciim, sen de bana gelmek istersen köşedeki simitçinin karşısında, umudun bittiği yerdeyim, öpüyorum.

6:56 ÖS  
Blogger mtlda diyor ki:

Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

8:14 ÖS  
Blogger ayaamı ye! diyor ki:

bir saattir bir cevap yorumu yazmaya çalışıyorum ama blogger izin vermiyor, yok bilmem beklenmeyen hataymış da, mühendis arkadaşa söyledik halledecek de, ne bu kardeşim. yoksa blogger blogger dediğimiz birkaç laptop'a kurulmuş bir sistem mi? şimdi yazabiliyorum neyse ki.

öz resul balay,
sıcak yorumun için çok teşekkürler, bak ben de direk senli benli konuşmaya daldım. öncelikle şunu söyleyeyim, ki aslında ilk resul balay'a da söylemiştim bunları. bahsettiklerin vintage'ın gelenekleridir. canımın düşünüp düşünüp bulduğu şeyleri ben nasıl hüp diye, evet hüp diye aşırabilirim? içim sızlamaz mı, vintage 'istesen verirdim' derse ne yaparım? vintage canımsın. ayak fotoğraflarım da tamamen anlık halet-i ruhiyeme bağlı şeyler, hiç belli olmuyor blogger'da postlar. ikinci yorumuna geçersek, patronunu tanımadığım için rahat ol, mesai saatlerinde derin çalışmalar(!) yaptığından haberi olmayacak. jelatin konusunda da bendeki imrenmeyi görmüşsün, beğeniyorum başlıklarını, belki belki ben de bir gün... sen gel tabii her gün, ele vermem seni, zaten ele verilecek bir durum olur mu, olmaz. (ne esnek cümle oldu be!) geliniz buraya ve ağlayınız, gülünüz hiç fark etmez efendim. şimdi karşıya geçip simitçiden bir simit alıp ayaamı ye!'nin selamı var diyebilirsiniz.

ASLI,
lütfen dön, ağlamaktan gözlerim şişti. bu yorumu ömrümün sonuna kadar saklayacağım. ciddiyim!

veeee mtlda,
adını gördüğümde aman tanrım dedim, işte o. mtlda bana yorum yazmış. sonra silmiş ama olsun, mail kutumda olanca şirinliğiyle duruyor. senin yorumunu da bir sır olarak saklayacağım mtlda.

şimdi bu kadar yazdıktan sonra yine gönderemezsem bu yorumu hemen arayacağım california'yı.

11:45 ÖS  
Anonymous meraklı mahmut mayk cafe'den diyor ki:

o gün mtlda hanım ne yazmıştı acaba? meraktan içimiz gidiyor;)

10:31 ÖÖ  
Blogger ayaamı ye! diyor ki:

mtlda ile benim aramda o. yüce insan mtlda isterse bilinmesini, tekrar yazabilir buraya. ;)

1:17 ÖS  

Yorum Gönder

<< Anasayfa